Aşk İlişkilerinde Yapılan Hatalar

Hepimiz ilişkilerimizin harika gitmesini isteriz. Birde çok seviyorsak onu mutlu etmek için kılı kırk yararız. Âmâ bazen ister istemez yanlışlar yapar ilişkimizi zor bir sürece sokarız. Peki, nedir Aşk İlişkilerinde Yapılan Hatalar Hayatın yoğun akışı içerisinde genellikle hata yaptığımızı ya fark etmeyiz ya da geç farkederiz.

İlişkilerin karşılıklı sevgi, saygı üzerine kurulduğunu unutmayalım. Karşı tarafa sıklıkla onun sizin için ne kadar önemli olduğunu hissettirin. Söyleyin demiyorum; hissettirin. Herkes kendisine değer verildiğini görmek ister. Üstelik bu kişinin sevgilisi belki eşi iseniz sizden daha fazla emek harcamanızı bekleyecektir. Elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret gösterin. Bir diğer hatamız anlayışlı olmamaktır.

ask-iliskilerinde-yapilan-hatalarGenellikle bu anlayışsızlığın temelinde güven problemi yatmaktadır. Örneğin akşam eve geç geleceğini, işlerinin uzadığını söyleyen partnerinze direkt çıkışmayın. Aldattığını düşündüğünüz cümleler kurmayın. Tatlı dille nerede olacağını, kaç gibi geleceğini, onu merak ettiğinizi söyleyin. Hatta evde yalnızsanız korktuğunuzu, yemek yaptıysanız beraber yemek için onu bekleyeceğinizi söyleyerek telefonu kapatabilirsiniz da bunun karşılığında elinden gelen gayreti gösterecek ve olabildiğince erken gelecektir.

Bir diğer yanlışımız çok fazla trip atmak ve her şeyi karşı taraftan beklemektir. Unutmayın ne verirsen elin ile o gelir seninle demiştir atalarımız. Diyelim ilk trip atışınız; önce sizi umursar, ilgilenir ve sorunu çözmeye çalışır karşı taraf. Âmâ siz bunu bir alışkanlık haline getirdiyseniz ve trip atıp illaki birkaç saat sonra konuşuyorsanız artık karşı taraf bu davranışınıza aldırış etmez.

Tripleriniz artık can sıkıcı olmuştur ve ilişkiniz yara almaya başlamıştır. Kendinize çeki düzen verin. İlişki karşılıklıdır ve herkes partnerinin hayatını kolaylaştırmasını onu mutlu etmesini ister. Hayatını daha da zorlaştırmasını değil. Önemli konularda tek başınıza karar verip, uygulamayın. Karşı tarafın fikrini mutlaka alın. Ben değil biz olduğunuzu hissedersiniz. Tatlı dilli olun çok fazla kavga etmeyin. Evliyseniz ve ya birlikte yaşıyorsanız; tartışsanız bile yatakları ayırmayın. Uzun birlikteliklerin sırlarından birisi de budur.

Güvenmeyi öğrenin. Âmâ çok fazla da başıboş bırakmamakta fayda var. Evde bile olsanız bakımlı olmaya gayret gösterin. Hafif makyaj yapın. Devamlı pijama, eşofmanlarla dolaşmayın. Düşünsenize kapı açıldığında sizi her gün nasıl göreceğini biliyor. Çok sıkıcı olmaz mıydı? Biraz merak uyandırın. Monotonluktan kurtulun. Ara sıra sürprizler yaparak ilişkinize renk katın. Etraftaki insanların sizin, ilişkinizin hakkında yaptığı olumlu veya olumsuz yorumları, dedikoduları dillendirmeyin. İster istemez bunları kafanıza takabilir.

Tartışma yaşayabilirsiniz. Bırakın ilişkiniz gerçekten siz anlaşamadığınız için bitsin, başkalarının dedikoduları yüzünden değil. Sadık, dürüst olun. Kesinlikle partnerinize yalan söylemeyin. Sevin sevilin hayatın tadını çıkarın. Gün içerisinde sık sık arayarak, mesaj atarak karşı tarafı rahatsız etmeyin. Yoğun olabilir. Bir birliktelik yaşanıyor olsa da unutmayın hepimiz ayrı bir bireyiz ve tek başına yapmaktan zevk aldığımız hobilerimiz, etkinliklerimiz olabilir. Bunları yaparken partnerinize karşı sabırlı olun. Arkadaşlarıyla görüşmesine engel olmayın. Kendisini kıstırılmış, hapiste gibi hissetmesin.

Tüm Bunlara Rağmen İlişkiniz Düzelmiyorsa Ne Yapmalısınız?

Öncelikle tatlı dille siz neler hissettiğinizi neler beklediğinizi anlatın. İse yaramadıysa aile büyüklerinden, sözüne değer verdiği arkadaşlarından yardım istemekten çekinmeyin. Onların şikâyet eder gibi değil de tavsiye niteliğindeki konuşmaları işe yarayabilir. Kendilerinin de aynı durumda o şekilde davrandıklarını bilmek partnerinizin fikrini değiştirebilir. Bu da işe yaramazsa beraber bir psikolojik danışmanlık hizmeti alın.

Evliyseniz evlilik terapistine gidin. İlişkinize zaman tanıyın. Herşeye rağmen anlaşamıyor ve hayatınızı çekilmez hale getiriyorsa sizi artık sevmiyor olabilir. Açıkça konuşun, isteklerini sorun. Siz de tüm bu olanlar karşısında tek başınıza savaşmak yerine tek başınıza hem psikoloğa gidin hem aile büyüklerinden yardım alın. Böylece geleceğinizi şekillerinden kararı alın. Dünyaya bir kere geldiniz. Mutlu olmak sonuna kadar hakkınız.